Demirtepe düğünleri

0
364

Çalınmaya başladığı an insanın kanını kaynatan Trakya türkülerini bilirsiniz. Hani şu mendili eline alıp ortaya çıktı mı oyunuyla herkesi kendine hayran bırakan güzel kızlarını da… Hepsi dokuz sekizlik ritmin üzerine okunur Trakya türkülerinin. O yüzden de capcanlıdır, kıvraktır, oynatır.

1280x720-syb

Sözleri de hep çok manalı, çok güzeldir. Ama bir çoğumuz bu türkülerden haberdar değiliz. Bir çoğumuz bir tek “Oynamaya geldik, oynamaya / Düğün dernek göbek atmaya / Gazozcu derler adıma adıma / Kimse de gelemez yanıma / Ayılana gazoz, bayılana limon / Ayılana gazozu da bayılana limon”u biliyoruz. Oysa Demirtepe`lilerde daha ne cevherler var! Bu bizi biz yapan ve asla eskimeyen türkülerimiz, Demirtepe`de düğünlerde ve özel olarak düzenlenen eğlencelerde söyleniyor. “Yediden yetmişe herkesin bildiği bu şarkılarla ve kıvrak ritimlerle bizim oralarda sürekli göbek atılır,” diyen Demirtepe`li bir vatandaşımıza “Bize biraz Demirtepe düğünlerinden bahsetsene ” diyoruz başlıyor anlatmaya:

Demirtepe düğünleri çok neşeli olur. Tüm kadınlar ve erkekler, yaşlısı genci oynamayı çok severler. Bizim oraların insanı vücutlarını çok iyi kullanmasını bilir. Muhacır düğünlerinin ayrı bir güzelliği olur. Sürekli oynanır. Gece gündüz. Üç gün süren düğünlerimiz bile vardi eskiden. İçki olmazsa olmaz koşuldur. Ama yalnız rakı değil. Cininden viskisine, votkasından şarabına, birasına ne ararsan olur. Yemekleri, mezeleri özenle hazırlanır. Girişte misafirler davul zurnayla, lokumla, kolonyayla karşılanır. Herkes hoşgelmiştir. Düğünlerdeki müzisyen gruplarına çalgı denir. Davetliler gelmeden önce düğün sahibine “Kaç kol çalgı tuttun?” diye sorarlar. 1 kol çalgıda üç çalgıcı olur. Klarnet, darbuka ve tambur. Düğünler ilk kadınların oyunuyla başlar. Sonra erkekler kadınlardan izin alır ve onlar da oynar. Bazen beraber oynarlar. Beraber halay çekerler. Düğünlerin sonunda ise sadece erkekler oynarlar.

  • Halay gibi oyunlar da var galiba. Hani tulum kaldırmak gibi…

Tulum kaldırmak erkeklere hastır. Damatla beraber tüm erkekler yere oturur ve toprağı yumruklayarak ağır ağır kalkmaya başlarlar. Erkekler tulum kaldırırken kızlar ayaklarıyla alkış tutar. Amaç damadı takım elbiseleriyle yere oturtmaktır. Damat yere oturtulurken gelin de havaya kaldırılır. Kına gecesinde kına yakıldıktan sonra gelin sandalyeye oturtulur. İnsanlar başında durur ve klarnet solo yapar. Solo bitince gelini havaya kaldırıp sallarlar. Üç kere yapılır bu, üçüncüsünde gelini havaya bırakırlar. Damat gelir; kadınlara lokum, şeker, para gibi şeyler vererek gelini onların elinden alır ve koşarak eve girerler.

  • Eee?

Yok, fazla kalmaz hemen çıkarlar. Oynamaya devam ederler.

  • Gelin ve damada gelen hediyelerin bir merasimi olur mu?

Olmaz mı? Orta yere kocaman bir halı serilir. Gelin oturtulur ve eline bir ayna verilir. Tencereden bileziğe ne hediye gelmişse, getirenin adı söylenerek gelinin başından çevirilir ve “hoşgördü” denilir. Örneğin “Gelinin yengesinden bir tava,” denir. Bu olaya hoşgördü derler. Amaç köy halkına gelen hediyeleri göstermektir.

  • Peki Demirtepe`de kına geceleri nasıl olur?

Kına gecesi genelde düğünün ilk günü yatsıya doğru kız evine gidilerek yapılır. Kına gecesinde ağırlık genelde oğlan tarafı bayanlarındadır. Davul zurna eşliğinde oyunlardan sonra tören başlar. Kız (Gelin adayı) ortaya bir yere oturtulur. Gelinin etrafına oğlan tarafından gelen bayanlar dizilir ve gelinin başına başörtü örtülerek kına övmeye başlanılır. Bu sırada sesi güzel olan bayanlar gelini ağlatmak! için kına türküsü söylemeye baslar. Kına yakılırken gelin kıbleye döndürülerek kınası yakılır.

  • Ya `Gelin Alıcılar` bu gelenek hala devam ediyor mu?

Eskisi kadar olmasa da hala bu gelenek köyümüzde şu şekilde devam ediyor: Oğlan evi önceden söylediği akraba ve komşusu ile gelin almaya hazırlanır. Düğün yorgunluğunun sona ermesi gelin alınmasıyla son bulacağından hazırlık önceden planlanır. Gelin getirecek araba süslenip, gelin alıcı konvoyu önceden düzenlenir. Gelin alıcılar öğleye kalmadan kız evine davul zurna eşliğinde giderler. Bu an kız evi için üzüntülü, oğlan evi için sevinçli bir andır. Gelin beyaz gelinliği içinde, akraba konu komşusunun hazırlanmasıyla zaten oğlan evini beklemektedir. Gelinin evinde eşikten (kendi evinden) çıkmadan önce beline erkek kardeşi tarafından dualarla kırmızı kuşak bağlanır. Gözyaşları davul sesine karışır gider. Davulun sesinde hüzünlü gelin alma havası yankılanır. Bu arada gelinin çeyizi yüklenir. Gelin kendi evinden kardeşleri, ailesi ve yakınları tarafından gelin almak için süslenmiş arabaya bindirilir. Hareket eden gelin konvoyu en uzun yoldan! dolaştırılarak oğlan evine gelinir. Bu arada sokakta gelin arabasının önü kesilerek bahşişler alınır ve oyunlar oynanır.

Oğlan evinde gelin beklenildiğinden dolayı kalabalık gelin arabasının gelişiyle coşar. Davul ve zurna neşeli havalar çalarak bu coşkuyu daha da arttırır. Gelin arabası oğlan evine gelince, arabanın önünde içi su dolu çanak su gibi berrak olsun diye kırılır. Üzüm, yarma şeker ve bozuk para gibi şeyler saçılır. Bu arada gelin arabadan inmiyor nükteleri yapılır, bahşişler de alınır. Gelin oğlan evine girince, dili tatlı olsun diye şerbet içirilir. Kucağına genelde erkek çocuğu oturturlar ki gelinin çocuğu olsun diye. Evde bulunan akraba ve komsulara kahveler ve tatlılar ikram edilir.

CEVAP VER