Anızı Yakmayalım, Geleceğimize Sahip Çıkalım!!!

0
756

anizi-yakmayalim-gelecegimize-sahip-cikalim

Yurdumuzda özellikle bu yıl olduğu gibi yağışın ve verimin yüksek olduğu, saman sıkıntısının çekilmediği yıllarda hasattan sonra hububat alanlarının anızı yakılmaktadır.

Çiftçilerimiz, tarlada kalan sapların çok kolay, çabuk ve masrafsız olarak yok edilmesi, toprak işlemede kolaylık sağlaması gibi nedenlerle anız yakmaktadırlar.

Kısa vadede beklentiler gerçekleşiyor gibi görülmekte ise de uzun vadede değeri dönülmesi güç, tamiri imkânsız olan olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini bozduğu, verimliliği düşürdüğü ve biyolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu nedenle modern tarımda anız yakmaya yer yoktur. Ülkemizde 1993 yılından beri anız yakılması yasaklanmıştır.

Anız yakmanın zararları şöyle özetlenebilir.

  • Toprak organik maddesi yok edildiğinden toprak verimliliği azalır.
  • Toprak canlılarının beslenme ortamı yok edilir.
  • Toprak erozyonunun önü açılır.
  • Doğal denge bozulur.
  • Orman yangınlarının çıkmasına sebep olurlar.
  • Anızla birlikte çok zaman diğer komşu tarla ve bahçeleri de yanmaktadır.
  • Anız yakmalarla zaman zaman yerleşim alanları da yanmaktadır.
  • Anız yakmanın başka tehlikeleri arasında ise telefon direklerini yanması ve daha da kötüsü, yoldan geçen arabaların görüş mesafesini azaltarak ölümcül kazalara sebep olmasıdır.
  • Sap ve anızın yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon ve azot kaybı da artmaktadır.
  • 1 dekarda 300 kg sapın yakılması ile 7 kg Amonyum sülfat gübresine eşdeğer azot yakılmaktadır.

Anız yakanlara 2872 Sayılı Çevre Kanunu ve bu kanun çerçevesinde çıkarılan tebliğe göre her bir dekar için 38.75 TL idari para cezası uygulanmaktadır.

Özetle geleceğimizi yok etmek istemiyorsak anızları yakmamalıyız.

CEVAP VER