Beşik-Sivritepe

0
557
Beşik-Sivritepe Höyüğü
11998852_123493231335402_2440238921397442965_nÇanakkale ilinin Ege kıyısında, Yeniköy’ün güneyinde yer alan ve bölgede yapılan daha önceki araştırmalarda “Beşiktepe” diye bilinen yer, günümüzde “Beşik-Sivritepe” olarak adlandırılmaktadır. Burada Heinrich Schliemann (1822-90) yönetiminde Troia kazıları sırasında 1879’da yapılan sondajın amacı “Troia Savaşı Kahramanlarının Mezarı”nın ortaya çıkarılmasıydı. Tepenin doruğundan aşağı dikey olarak inen bu sondajdan beklenen sonuç alınamamış, mezar bulunamamıştır. Ancak Schliemann’ın “çok eski” diye nitelendirdiği prehistorik çanak-çömlek ele geçmiştir. Bunlar uzun süredir Troas’ın (Troia yöresi) en eski arkeolojik buluntuları olarak kabul edilmektedir. Beşik Koyu’nun, Troia’nın ve aynı zamanda Akha donanmasının limanı olduğu varsayımından hareketle mimar Wilhelm Dörpfeld (1853-1940), Oskar Mey ve Martin Schede tarafından 1924’te koy içinde jeolojik incelemeler yapılmış, Schliemann’ın amaçladığı hedef doğrultusunda Beşik-Sivritepe’de küçük çaplı bir kazı da gerçekleştirilmiştir. İngiliz araştırmacı J. M. Cook’sa antik kaynaklara dayanarak, Beşik-Sivritepe’nin Yunan ve Roma Dönemi yazarlarının Akhilleus’un mezarı olarak kabul ettikleri yer olduğunu ileri sürmüştür. Ona göre bugün Beşik-Yassıtepe olarak adlandırılan ve deniz kıyısında yer alan Beşik Burnu, kaynaklarda “Akhilleion” adıyla bilinen yerleşime denk düşüyordu. Dolayısıyla Cook, Beşik Koyu’nun Antik Çağ’da “Akhaların Limanı” olarak kabul edilen yer olduğunu öne sürmüştür.

 

1980’lerde Alman Arkeoloji Enstitüsü, Tübingen Üniversitesi ve Alman Araştırma Derneği adına Manfred Korfmann başkanlığında yapılan yeni kazılar, Beşik-Yassıtepe’de küçük, müstahkem bir arkaik yerleşime ilişkin kanıtlar sağlamıştır. Gerek bu kazıların sonuçları, gerek aynı yıllarda koyda yapılan incelemeler yukarıdaki yorumla çelişmiyor; bütün sonuçlar, Beşik Koyu’nda Troia için gelmiş olan gemilerin yanaşabileceği bir yer bulunduğuna işaret ediyordu. Ayrıca Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen gemiler, karşıt yönden esen rüzgar ve akıntı durumu nedeniyle bazen haftalarca hatta aylarca bu koyda konaklamak zorunda kalıyorlardı. 1980’lerdeki yeni kazıların (1982-86’da Beşik-Yassıtepe; 1983, 1984, 1987’de Beşik-Sivritepe) amacı, Beşik-Sivritepe’ deki prehistorik yerleşime ve Beşik-Yassıtepe’de Troia I Dönemi’ne ilişkin soruları yanıtlamaktı. Troia’da çözümlenememiş sorunlar burada açıklığa kavuşmalıydı. İki kıta ve iki deniz arasında elverişli bir konuma sahip olan bu liman yeni araştırmaları ilginç bir duruma getiriyordu. Bu kazılarda ayrıca, Beşik-Yassıtepe’de Troia I yerleşimine ait bir mezarlığın arama çalışmaları sırasında (1984, 1985) rastlantısal olarak, geç Troia VI Dönemi’ne ait bir mezarlık ortaya çıkarılmıştır.

 

CEVAP VER